Blog Hayat Tarzı

Üniversiteye İlk Defa Gideceklere Tecrübe İçeren 9 Tavsiye

Üniversiteye İlk Defa Gideceklere Tecrübe İçeren 9 Tavsiye

Herkese merhaba. Uzun süren üniversite tercihi açıklanmama sürecini ardımızda bıraktıktan sonra şöyle bir oturup düşündüm de; “kardeşlerime, arkadaşlarıma tavsiye edebileceğim öneriler olur mu?”

Öncelikle belirtmek isterim ki 6 yıldır üniversite hayatının içindeyim. 2 farklı üniversite ve pek çok farklı oluşum tecrübem oldu diyebilirim. Bu alanda biraz profesyonel sayılabilirim. Haddim olmayarak bazı şeyleri kendi çapımda hallettiğimi düşünüyorum bazıları için ise belki daha yolun başında bile değilim. Lise sıralarından ve o hareketli sınıf ortamından üniversite/akademik hayatına sıçrayış yaparken söyleyeceklerimi kulağınıza küpe yapmanızı öneririm.

  1. İstemediğiniz bölüm/okul kazandıysanız kesinlikle şapkanızı önünüze koyun ve hemen o an sıcağı sıcağına düşünün.

Benim 3 yılım istemediğim bir bölümü hiç beklemediğim bir okulu ite kaka okumakla geçti. Hiç unutmam üniversite hayatımın ilk dersindeyim. Sevmediğim bir dersin sevmediğim bir hocası “arkadaşlar bu bölümü istemeyerek, sevmeyerek geldiyseniz vakit kaybetmeden hemen bırakın” demişti. Tabi o zamanlar “olur mu canım daha bismillah yeni geldik bakalım nedir ne değildir görelim ona göre önümüze bakarız” dedim. Ama o düşüncem 3 yıllık büyük bir tecrübe ile sonuçlandı. Hala o yıllarımı kayıp olarak sayamam. Tecrübe ve birikim açısından bana iyi gelen yıllar oldu ama herkesin pratikte hayatı birbiriyle aynı olmuyor.

O yüzden içinize sinmeyen bölümü okulu oracıkta bırakın. Geçiş hakkınızı kullanın ya da tekrardan vakit kaybetmeden üniversite sınavlarına hazırlanın. Bu konuda bilgi ve destek almak isteyene yardımcı olurum.

  1. Heeeh kazandık nihayet şu okulu! “Vur patlasın, çal oynasın” yapmayın!!!

Bakın arkadaşlar, hepimiz koca bir yalanın içinden geliyoruz o okula. Vurun patlasın, çalsınlar oynayın karışan yok size. Sadece her şey zamanında olmalı. “kanka derslere girmeye gerek yok nasıl olsa imza attırırız notları da buluruz nolcak” diye sizin yanınıza gelenden hızla uzaklaşın. O arkadaş burnunu boktan çıkarmaz sizi de hep oraya sürükler. Kesinlikle ve kesinlikle günü gününe derslerinize gidin ve notlarını düzenli tutun. Evet biliyorum 85 farklı sitede, blogta da aynısı yazıyor. E ama var demek ki bir bildikleri. Unutmayın dostlarım burası akademik dünyaya açılan kapı. İpleri ne kadar sıkı tutarsan o kadar birikimli ve işinde iyi olursun.

  1. Akademik dünyanızı genişletmeye bakın.

“Üniversiteyi kazandık, cillop gibi istediğim bölümde oldu, e artık bölümümle alakalı her şeye gitmeliyim.”

+Ooo kanka şu eğitim varmış, gidelim mi?

-Olm daha 1.sınıfız çok erken değil mi?

+Olsun, ne kadar erken o kadar iyi.

Buradaki arkadaş kötü bir arkadaş değil ama aceleci bir arkadaş. Ben de aynı aceleciliği gösterdim göstermedim değil ama iyi ki haddinden fazla değil. Bölüme adımınızı atar atmaz okul dışındaki eğitimlerle kendinizi bu kadar boğmayın arkadaşlar. Sonra debi yükselir diplere doğru sürüklenir kafayı yersiniz vallahi. Bırakın bazı şeyleri basamak basamak halledin. 1. Sınıftan 4. Sınıfın tez konusunu düşünmek size sadece zaman kaybı olacaktır. Nasıl olsa seneler ilerledikçe yapmanız gereken şeylerin farkına varacaksınız.

Akademik dünyanızı kademe kademe, az az ama sürekli olarak yükseltmenizi tavsiye ederim. Birden yapılan ultimatonlar kısa zamanda kendinizi manipüle etmenizle sonlanacaktır emin olun.

  1. Mentör* edinin.

*bir üst sınıftan tecrübeli eleman.

Akıntılı denize giren gemiler kılavuz kaptan alırlar. Hatta çoğu yerde zorunluluktur bu. Akademik hayatınıza başlarken sizden biri olan üst sınıftaki abilerinize/ablalarınıza değer verin. Onlar bulunmaz nimetlerdir. Size her konuda yardımcı olurlar. Menfaat güden, yardımcı olmayan ve sizden faydalanmaya çalışan sırtlanlarda olacaktır aman diyeyim dikkat edin. Gerçi günümüzde vakıf üniversitelerinin bu işi üstlenen öğrencileri bulunmaktadır. Gerek tercih döneminde gerek kazandıktan sonraki süreçte öğrenciye yardım edilmektedir. Mentörlerinize merak ettiğiniz her şeyi sorun. Acaba benle dalga geçer mi? acaba beni küçümser mi? demeyin. “merak ilmin hocasıdır”.

  1. Not vermekten kaçınmayın.

Yahu canım kardeşim o notları mezarına mı götüreceksin? Çeyizine mi kaldıracaksın evladım? ne yapıyorsun gerizekalı? Not vermemek diye bir şey kabul etmiyorum. Not vermeyen insan bencildir, kıskançtır, senin başarını istemez, senin ondan yüksek almanı istemez. Böyle biri olmayın. Evet çoğunuz diyeceksiniz ki : abi köpek gibi çalıştım notları tuttum o da tutsaydı, abi ben salak mıyım bütün derslere geldim birazcık o da emek gösterseydi. Orda duuur bakalım! Ne köpeksin, ne de enayi. Not veriyorsun lan kendine gel. Evet bir nevi karşındaki senin rakibin ama sen zaten dersine çalıştıysan, kendine güveniyorsan niye böyle triplere giriyorsun. Neren eksilecek not verince. Üniversitedeki arkadaşlarım bilirler herkesten not alırım herkese notta atarım. Bilginin paylaştıkça mükemmelleşen gücüne inanın. Hep siz bilmeyin bir şeyi. Hep beraber bilin her şeyi. Lütfen.

  1. Okula ilk geldiğini belli eden, 15-20 kişi oturan tiplerden olmayın.

Oryantasyon denen hafta vardır okullarda. Gerçi, bu sene sonuçlar geç açıklandı çoğunda olmayabilir. Bu, okula sizi adapte etmek için var olan bir haftadır. Okulun işleyişi ve sistemler aynı zamanda dersler hakkında bilgi verilir. Burada pek çok sınıf arkadaşın ile karşılaşacak ve hatta whatsapp gruplarına alınacaksın. İşte o tanışma kaynaşma ortamında gözlerin memleketlini arasın ilk önce. Üniversite çok zengin bir ortam ama insan hemşehrisini yine farklı sever bakma sen. Her yere kalabalık gitmekten kaçın sevgili dostum. Bu seni herkesin gözünde dalga konusu yapar. Okulun kafeteryasında 10 kişi beraber oturmayın. Çünkü uzaktan çok komik duruyorsunuz. Ya da ne bileyim istediğiniz gibi davranın.

  1. Okulun kültür/sanat etkinliklerini kaçırmayın.

Çünkü çoğu bedava oluyor. Daha önce de dediğim gibi üniversite hayatı sadece sizin geldiğiniz bölümden ibaret olmasın. Farklı etkinlikler, hobiler ve öğrenci kulüpleri ile zengin hale getirin. Aktif olarak kulüplerde görev alın. Bu sizin üretkenliğinizi ve liderliğinizi aynı zamanda yönetim ve organizasyon kabiliyetinizi de geliştirir. Ha ben yer almıyorum çok fazla o ayrı.

  1. Kütüphaneden ve online kaynaklardan yararlananın.

Hatta çoğunda kütüphaneye gitmenize bile gerek kalmıyor sevgili dostlar. Evde yatarken bile aradığın kitabı bulabiliyorsun. Kütüphane ortamı bazılarına kalabalık ve karmaşık gelebiliyor. Bazıları kalabalıkların içinde çalışamıyor. Bende öyleyim dostum merak etme. Genelde evimde çalışmayı tercih ederim ama sınav önceleri tekrar etmek için güzel mekanlar haline gelebiliyor.

  1. Seyahat edin.

6 yıllık eğitim hayatıma çok sayıda seyahat ve yüzlerce anı sığdırdım. Daha nicelerine… Paranızı iyi yönetip güzel şekilde paranızı biriktirin.(Para meselesine bir şekilde değineceğim.) turlardan ve kalabalık seyahatlerden sıyrılıp tek başınıza ya da sevdiğiniz birkaç insanla seyahat etmenizi öneririm. Aksini yaparsanız zaten bir süre sonra dediğime geleceksiniz biliyorum.

Seyahat etmek sizi her zaman diri tutacaktır. Man kafa ve sığ bir insan olmanızı engelleyecektir. Hep başka yerlerdeve farklı maceraların içinde olacaksın. Gittiğin yerlerde oranın insanları ile tanışacaksın. Farklı yollar görüp gözünü manzaradan manzaraya çevireceksin. İnsanların gözünde yerin hep farklı olacak. Seni bir adım önde kılacak. Hayata dair tecrübelerini arttıracak. Unutma ki tecrübe olmadıktan sonra yaşamanın ne anlamı var.

NOT: Bu yazıyı belki binlerce kişi okuyacak belki de çok az kişiye ulaşacak. Hiç fark etmez. Unutma ki senin için her şey. Ben ne kadar onu yapma bunu yapma desem de hep aksini yapacaksınız ilk önce. Öyle de yapın, kesinlikle yazdıklarıma kulak aldırmayın. Ne boş boş konuşmuşum zaten. Kesinlikle hep hata yapın ve tecrübe sahibi olun. Yoksa helak olup gideceğiz valla.

 NOTUN NOTU: Geri bildirim, öneri, tavsiye ve sizlerin tecrübelerini yorumlarda görmekten mutluluk duyarım.

Share

Leave a comment

Or

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir