Blog Şehir Seyahat

Enez (Ainos)

Enez (Ainos)

Saros bölgesini incelerken Enez’i (Ainos) atlamak olmazdı. Enez bilindiği üzere Meriç nehrinin döküldüğü ve Yunanistan ile sınırımızın olduğu Edirne’nin bir ilçesidir. Pek çok tarihi evreye şahitlik yapmıştır. Bundan dolayı tarihi eserleri ve değerleri çoktur. Bunların en başında günümüze kadar gelmiş olan Enez Kalesi bulunur.IMG-20150816-WA0002

“Ainos’un ilk sakinleri kimlerdi, kesin olarak bilemiyoruz. Ancak Eskiçağ kaynaklarında, Ainos’un yerinde önceleri Trak kabilelerinin yerleşmiş olduklarını, MÖ 7. yüzyılda İzmir’in kuzeyinde Aiolia bölgesinde yaşayan Aioller tarafından iskan edildiği, daha sonra ise, Mytileneliler (Midilli Adası) ile Kymeliler tarafından bir kolani olarak kurulmuş olduğu zikredilmektedir.

Gerçekten Enez ve çevresinde yapılan kazı ve araştırmalarda ele geçen maddi kalınltılar bu tarihi bilgileri doğrulamaktadır. MÖ 6. yüzyılın sonlarında Pers Kralı Darius’un 513 tarihinde yaptığı İskit seferinden sonra Trakya ve dolayısıyla Enez Pers İmparatorluğunun hakimiyeti atına girdi. Enez, MÖ 478/477 tarihindeAttik -Delos Deniz Birliği’ne katıldı. Şehir, Pers Kral Barışı ile MÖ 386 yılında bağımsızlığına kavuştu. Hellenistik Çağda Ptolemayosların hakimiyetinde kalan Enez, MÖ 190 yılında Romalılar’ın Trakya’yı zaptetmeleriyle tekrar bağımsızlığını elde etti.

Bizans Çağında Prensiik merkezi olan Enez’e Orta Çağda Cenovalılar hakim olmuşlar. Enez 1456 yılında Fatih Sultan Mehmet’in kaptanı Has Yunus Bey tarafından zaptedilmiş ve Osmanlı Devletine Katılmıştır.”

11903435_1041752639182406_28770037_n

Enez Kalesinin girişinde kalenin içinde yapılan kazıdan çıkarılan eserler bulunur. Hatta oranın yerlilerinden duyduğumuza göre son yıllara kadar kalenin içinde köylülerin kendi elleriyle inşa edip yaşadığı iki ev varmış kazı nedeniyle köylüler tahliye edilip evler yıkılmış. Kalenin heybetli girişinde eski gemilerden kalan yaklaşık 5 metre boylarında iki çapa var. içeri girip hemen sola döndüğünüzde kalenin kalan kapısının ve surlarının üstüne çıkan o dönemden kalma dar bir merdiven var. Eğer yükseklik korkunuz yoksa Enez’i ,Eski Çan Kulesini, Meriç deltasını, Saros Körfezini ve Yunanistan’a ait olan -silueti hamile kadına benzetilen- Semadirek adasını görebilirsiniz. İçerideki oymalara sütunlara baktığınızda paganlık sembollerini, Osmanlının izlerini ve daha bir çok uygarlığın bıraktığı izleri görebilirsiniz. Hayalinizde o dönemde böyle heybetli bir yapının bugün ki teknolojiden tamamen yoksun basit aletler ve insan gücüyle yapıldığını hayal ederseniz gerçekten etkileneceksiniz. Dikkatimi çeken önemli şeylerden biri de Osmanlıların da zamanla burayı ele geçirmiş ve Kalenin bir bölümünün camiye çevrilmiş olmasıdır. Bugün hala Osmanlıya ait kubbeleri ve mihrabı görebiliyoruz. Yürürken yerlerde kırılmış çömlek parçalarını hala bulabilirsiniz.11857529_1041752525849084_1120925190_n Ülkemizde korunarak bozulmamış şekliyle kalmış nadir yerlerden biridir. Tekrar eklemeliyim o eşsiz manzarasıyla insanı saatlerce Kaleden denizi izlettirebilecek bir noktada. Enez’i durak olarak seçmemizin nedenlerinden biride uzun ve temiz Altınkum sahilidir. Rahatlamak ve tatilini huzurlu geçirmek isteyenlerin uğramadan geçmediği, gitgide gösterilen ilginin arttığı bir yer. Tabiki yeryüzündeki en sevdiğim insanla bu sahilde oturup Persoid Meteor yağmurunu izlemek bu kumsalı daha değerli yapan en büyük etken benim için.  Sahile yakın olan Enez limanında ise onlarca balıkçı teknesinin arasından muhteşem bir gün batımı izleyebilir ve güneşin batışıyla birlikte dönen balıkçı teknelerinden denizden yeni çıkmış taze balık alabilirsiniz. Özellikle bölgeye gelen kampçılar için bu balıklar kamp ateşinin üstünde görmek istedikleri lezzetli bir manzara. Enez’e giderken yol kıyısında gördüğümüz rüzgar güllerini de rotamıza ekledik ve bir merakla Hisar Köyünün en tepesine tırmanarak devasa rüzgar güllerinin yanına gittik. O muhteşem makinelere hayretle bakarken civardaki en yüksek tepede olmanın hazzını da sonuna kadar yaşadık.

11911718_1041752619182408_1844922232_nYunanistan, Enez ovası, Enezin tüm köyleri, Gala gölü, İpsala ovası, Meriç nehri, Saros Körfezi ,Semadirek manzarasıyla etrafını 360 derece görebildiğiniz inanılmaz bir tepe. Kesinlikle gidilmesini öneririm. Gala gölü demişken tabiki uğranması gereken içinde onlarca kuş türünün ördek türünün kenarlarında hala yoz ineklerin otladığı müthiş bir gölü, milli parkı atlamadık. Türkülere bile konu olan Gala Gölü. Gala Gölünde 111 kuş türünün varlığından söz edilir. Çoğunun nesli tehlikeye düşmüştür veya nadir türlerdir. Özellikle tepeli pelikan, bayağı aynak ve küçük karabatak gibi nesli son derece azalmış türleri barındırması Gala Gölünü ilgi çekici hale getirmiştir. Tatil havasında geçen bu gezimizin ardından memnuniyetle yüzümüzdeki gülümsemeyle ve aklımızda kalan anılarıyla Enez’e veda ediyoruz. İleri ki zamanlarda çektiğimiz güzel fotoğraflara bakıp biriktirdiğimiz güzel anıları hatırladığımız zaman, umarız ki kalkıp özlem gidermeye yine bu topraklara gelebiliriz.

 

Buğra Kırman

Not: Gezinin diğer fotoğrafları Facebook sayfamızda olacaktır. Facebook sayfası için tıklayınız.

Share

Leave a comment

Or

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir